Eski Datça’nın taş sokaklarında yürürken göreceğiniz en renkli meyhane biziz. Pardon, mesthane!
Mesthanenin hikayesini anlatacağız ancak önce belirtmek isteriz ki bizde hikayeler bitmez. 
Bir Rum Mesthanesi…
‘Barba’ içki masasında eşle, dostla, yar ve yarenle sohbeti sevene, rakı adabının yazılı olmayan ancak değiştirilemez ve hatta değiştirilmesi teklif dahi edilemez kurallarını bilene, masadan oturduğu gibi kalkabilene denir! (Ne güzel kelime ama değil mi?)
Peki neden meyhane değil de “mesthane”🧐
Yine kelime anlamlarını kendimize göre eğip bükmüş olabiliriz. (Bu da bizim tarzımız deyip geçelim lütfen 😌)
Mest.. “İçkiyle kendinden geçmiş olan, sarhoş” demek.
Hane ise “Ev”.
İsterseniz yine içerek sarhoş olun, olmayın demiyoruz amaaaa biz içkiden öte, birbirinden güzel lezzetleriyle sizi mest edecek ve evinizde hissettirecek bir yer hayal ettik.🙏🏻
Umuyoruz ki siz de öyle hissedersiniz✌️

“Küfelik olmak” deyimidir bize ilham olan✌️
Tabi o zamanlar araçlar yok belki yol da yok; kim bilir? Ama küfeciler var! Canımız küfeciler!
Yürüyemeyecek kadar sarhoş olanları n’apsın meyhaneciler, sokağa mı atsınlar? Atmasınlar tabi. ☺️ Çağırıyorlarmış küfeci abilerimizi, bizim sarhoşları yükledikleri gibi küfelere, evlerine kadar götürüyorlarmış.💪
Yani küfelik; ayakta duramayacak kadar sarhoş olana denirmiş. 🤭
Logomuzda da görebileceğiniz küfeci-küfelik-küfe hep buralardan geliyor işte 😀
Not: Küfecimiz yok ama sarhoş olanı eve kadar bırakmak sözümüz olsun😎